Sevgili veliler ve öğrenciler,
Sbs Ygs ve Lys deki sınav korkunuza, okullardaki Matematik ve Geometri kabusunuza son verecek merkezimiz açılmıştır....
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
03 Aralık 2010
Suçlu Kim?
Ne gariptir ki; insanların birçoğu bazı gerçeklerin farkına bile varmadan hayatlarını idame ettirirler. Oysa gözlerini biraz açsalar veya açmalarına müsaade edilse kralın çıplak olduğunu görebilecekler.
Bir süre önce ders esnasında bir öğrencinin veryansın ettiğini duydum. Sordum nedir acaba mesele diye. “Hocam biz neden hep başarısız oluyoruz? Neden bir türlü ilerilere gidemiyoruz? Önüne gelen Avrupa ülkesi bizi hallaç pamuğuna çeviriyor”.
16 yaşlarındaki delikanlı hayatının daha baharında bir şeylerin farkına varmış. Soruyor neden diye? Ben de merak ettim ve konunun ne olduğunu sordum. Meğer bir gün önce futbol takımlarımızdan biri Şampiyonlar ligi maçlarından birinde mücadele etmiş ve maalesef 6-1 yenilmiş. Benim bunu izleyecek hatta böyle bir şeyin olduğunun farkına varacak kadar zamanım olmadığından haberdar değildim olaydan. Bana “Neden hocam böyle oluyor? Suçlu kim? Diye sordu. Ben de aklıma gelen ilk ifadeyi kullandım. “Suçlu sensin!” dedim. Şaşırdı, afalladı bir an ne diyeceğini şaşırdı. Hemen savunma mekanizmasını harekete geçirerek. “Hocam ben ne kadar suçluysam siz de o kadar suçlusunuz dedi”. Tabi ki gençliğinin verdiği ateşle ve ufkunun geniş olmamasının verdiği cüretle böyle bir ifade kullanabildi. İşin aslını kendine izah ettim ve beni anladığını düşünüyorum.
Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’ni gençlere armağan etti. Gençler bunun bilincinde değil. Bir ellerinde telefon, kafalarında bilgisayar oyunları, düşüncelerinde sevgilileri bu ülkeyi kurtarmaya çalışıyorlar. Yüzlerce hatta binlerce öğrencinin bulunduğu bir okulda sadece birkaçı bunun farkında ve akademik eğitimi önemsiyor. Diğerleri için ekmek elden su gölden, hiçbir şey umurlarında değil. Yattıkları yerden sınıflarını geçebileceklerini düşünüyorlar. Günde yüzlerce mesaj çekerken gelecekleri ve dilleri ile oynadıklarının farkında değiller. İki kelimeyi bir araya getirip konuşamıyorlar. Kızı olsun erkeği olsun argo konuşuyor. Argo konuşarak espri yapanlara gülmekten kırılıyorlar. Doğruyu söyleyen birisini gördüklerinde ise hoşlarına gitmiyor ve “Yine başladı traşa” diye söyleniyorlar. Böylece hayatlarını sürdürüyorlar. İşte, Türk Gençliği’nin hali bundan ibaret.
Doğruyu söyleyenin dokuz köyden kovulduğu, Doğruyu yaparken insanlara kötü örnek olunduğu bir ortama doğru sürüklenmiş durumdayız. Artık insanlar ne yapacağını bilemiyor. Bir ikilem içindeler. Peki, ne olacak hep böyle mi gidecek? Biz hep başarısız mı olacağız? Tabi ki değil. Güzel bir şeylerde oluyor hayatta. Hep kötümser olmamak gerekir.
Üstünkörü başarılar yerine işin kökünde işi çözmeliyiz. Hangi konuda olursa olsun disipline önem vermeliyiz. Düşünce, çalışma disiplini getirmeliyiz. Bunlara eğitimin daha ilk safhalarında başlamalıyız. Tabi ki bunun sonunda ürünler alınacak ve devamlı olacaktır. Başarılar saman alevi gibi olmayacaktır. Bir yıl başarılı olup sonraki yıl nal toplamayacağız.
Bunun için en büyük görev gençlere düşüyor. Unutmayın ki sizler bir yerlere gelmek için mücadele etmelisiniz. Eğitimin bir numaralı hedefi sizlersiniz. Herkes sizin için bir şeyler yapmaya çalışırken birazcık da siz sizin için bir şeyler yapınız. Olabileceğiniz kadar iyisi olmalısınız. Engeller ne olursa olsun hedefleriniz doğrultusunda şaşmadan devam etmelisiniz. Topluma faydalı işler yapmalısınız. İyi bir şeyler yapamıyorsanız da, zararlı işler yapmamalısınız!
Sevgili veliler ve öğrenciler,
Sbs Ygs ve Lys deki sınav korkunuza, okullardaki Matematik ve Geometri kabusunuza son verecek merkezimiz açılmıştır....
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
By A Web Design Company






![]() | Bugün | 125 |
![]() | Dün | 362 |
![]() | Bu hafta | 125 |
![]() | Geçen hafta | 6285 |
![]() | Bu ay | 12882 |
![]() | Geçen ay | 24555 |
![]() | Toplam | 199378 |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.